içimden geldi de..

9 Haziran 2008 Pazartesi

Oha!! Burda oynamam ben !!



Klasik bir milli maç gerilimiyle başladık. Hazır Portekiz de yenmişken hadi bi yenelim de ümitlenelim diyorduk. Maç başladı, her zamanki gibi dağınık bir görüntüyle çıktık sahaya . Hemen başlarda biraz istekli göründük . Öyle olunca da bi yoksa dedik ama sonrasında yağmur bastırınca, sokak aralarındaki maçlara döndü oyun. Sahayı ısrarla normal gibi gören milli takım topu hiç havalandırmadan yerden sürümeye çalışarak hücüma çıkmaya çalıştı, çoğunda da savunmaya değil suya takıldılar. İlk yarının sonuna kadar etkili olan yağmur da İsviçrelilere yaradı ve hak ettikleri bir gol attılar. Ha bu arada golde Hakan Yakın'ın hareketleri ilginçti , önce sevindi sonra Podolski geldi heralde aklına sevinmemek için kasıla kasıla kendi sahasına döndü. Neyse 2. yarı iyi bir şey yaptı Fatih Terim ultra teknik (!) oyuncularımızdan Tümer i tam olarak onun yerine oynayabilecek kişi olan Mehmet Topal la değiştirdi(?). Tabi Gökdeniz de o suda bi kaç kez boğulma tehlikesi atlattığı için Semih le değiştirildi.




Bu değişikliklerden sonra zemin de düzelince 2. yarı bizim için olumlu başladı. biraz bastırdık ama yine golü bulamadık sonra H. Balta ,Semih in ayağına cuk diye oturacak bir pas attı ama ofsayt gerekçesiyle Semih in ağlara tepiklediği top gol değeri kazanmadı. Ardından cılız İsviçre atakları oldu sonrada Semih e açılan güzel ortaya Semih çok iyi vurdu ve beraberliği yakalamamız sağladı. Ardından golün gazıyla biraz daha yüklendik ama gerek kötü ortalar gerek kondisyon eksikliğinden kaynaklanan saçma sapan top kayıpları ile sağlam bi baskı yedik. Neyse ki bu baskıyı atlattık ve son saniyelerde Arda nın golü geldi. Bu yıl Saraçoğlu ndaki maçta Batuhan demişti ya "Golü attıracağıma kendim atarım kral olurum diye " İşte Arda da tam olarak bunu yaptı, daha müsait pozisyon yaratılabilirdi ama Arda kral olmayı istedi ve oldu . Ne diyelim tebrikler Milli takım!



Sonuç olarak Frei İsviçre için ne kadar önemliymiş onu gördük. Bir de Fatih Terim in Tuncay Nihat ve Tümer aşkları geçmesse takımın bu oyununa sevinmek zorunda kalırız.


Ha bir çift sözümde bu işe bu kadar para harcayan Atv ye. Bir kanal nasıl olurda yağmur yağıyor diye hatlarda kesiklik yaşayabilir. Her şeyi geçtim İstanbul dan anlatan spiker inanılmaz ruhsuzdu. Spor haberlerini de böyle anlatıyor o. Ha tabi bi de normal yayını keserek araya soktukları Terim enstanteneleri de insanda acaip buhranlara yol açıyor. Neyse artık!
Ayrıca bu blog işinin erbablarından Aceto ya da döndüğü için teşekkürler. İyi ki varsın be Aceto:D

Orlando s Magic


Veeeee biz ilk maçımıza çıktık diyemeden, portakallar beni futbol adına ümitlendirdi. Dakika dakika konuşmaya gerek yok, bildiğiniz Hollanda vardı sahada bir de mavi t-shirt lü 10 adet İtalyan. Sonuçta 2 güzel golle(ve bir ofsayt golüyle) Hollanda 3 puana uzandı. Kısaca tat verdi bu Portakal.

Maçtan neler bekliyoduk peki; milli tecrübesi az olan engelaar ın tökezlemesini , Toni nin kıçını Hollanda savunmasına dayayıp arkadan gelen Camoranesi ye Pirlo ya güzel toplar çıkarmasını veyahut dönüp kendisinin vurmasını bekliyorduk. Ama bu olayların hiç biri olmadı en iyi halindeki Vieira dan bile iyi oynadı Orlando Engelaar. Toni zayıf Hollanda savunmasını hiç beklemediği kadar zinde buldu ve iyi pozisyon alamadı. Dolayısıyla da son 15 dk hariç italyanlar saçma sapan ataklar yapmak zorunda kaldılar.
Ha tabi Hollanda yı şöyle bir gözden geçirirsek; van der Sar, Sneijder, Engelaar ve van Bronckhorst çok iyi iş çıkardılar. Sneijder in yılların forvetiymişcesine bir refleksle gönderdiği top çok çok güzeldi. Kuyt çok iyi alan daralttı iyi pas aldı aynı şekilde iyi dağıttı çıkmadan önce oyunun ödülünü alıcaktı bir golle ama olmadı ; top Buffon dan döndü o da dönen top Giovani nin kafasına postaladı ve böylece 2 asistle kenara gelmiş oldu. Van der Vaart istekli idi ama çok iyi toplar alamadı onun yerine kendisi çok güzel toplar attı.(Ör: van Nistelrooy a verdiği harika pas) Savunma genel anlamda iyiydi Ooijer Mathijsen nerdeyse hiç hata yapmadı önlerinde Engelaar havadan top gelmesine izin vermeyince iyice rahatladılar. Boulahrouz ve van Bronckhorst çok formda göründüler, sonlarda giren Heitinga oyuna pek sıcak olmadığı için küçük hatalar yaptı ama pahalıya patlamadı onlarda. Kalede van der Sar harikaydı belki maçı getiren bir kurtarış yaptı Pirlo nun frikiğinde. Gelelim bence gecenin asıl Kahramanına; Wesley Sneijder. Nerdeyse ajax II den beri takip etttiğim güzide insan harikalar yaratmadı öyle çok ama saha görüşü takımı kontrol edişi gerçekten çok çok iyiydi. 1. ve 2. gollerde inanılmaz vuruşlar yaptı, v.d. Vaart la çok iyi bir ikili olacaklar gibi turnuvanın geri kalanında. Van Persie girdiği bölümde oyun zaten ağırlaşmıştı kontraataklarda etkili olabilmesi için girmişti gerçi.Bunda da gayet başarılı göründü. Hollanda da gecenin kendini belli eden görünmez kahraman ise kesinlikle Twente li Engelaar dı. Şöyle örnekleyebiliriz yaptıklarını " Top boşta kalıyor... Engelaar geldi ve aldı, Uzun top , Engelaar vuruyor kafayı ;italyanlar şimdi geliyor pas hatası top Engelaar da kaldı; Camoranesi Engelaar la mücadelesi top Engelaar da kalıyor." İşte tam olarak böyle oynadı Engelaar nerdeyse tüm pozisyonları o kesti. Yalnız ilk yarıda hücuma katılımı sağlıycak topları bir türlü atamadı ikinci yarıda Sneijder ona biraz daha yaklaşınca zaten acaip şeyler olmaya başladı.

Neyse geçelim beğenmediklerime1)Nigel De Jong: Sahada yok gibiydi ya da Engelaar ın performansının yanında onun da bizim gibi ağzı açık kaldı ve düzgün bir oyun ortaya koyamadı. Hücumda da etkisizdi , savunmada da fazla top kazanamadı . Robben dönerse yedeğe çekilmesi muhtemel isim o; tabi fazla hücumcu oluyo takım ama olsun Hollanda savunmayla deiğil golle kazanacak gibi duruyor. Gelelim bence gecenin en büyük hayal kırıklığına. Kim o? Tabi ki Ruud Arif Şükür ya da bildiğiniz Van Nistelrooy. Takımda tek forvet olarak genç formda manyak yetenekli bir huntelaar varken yaşına hürmet oynuyor diye düşündürttü. Buffon a karşı 1e1 2 pozisyondan faydalanamadı top ayağına kaleden biraz uzak gelince saçma sapan hareketler yaptı ( 10 kişinin arasına dalmak garip şutlar çekmek vs). Sonuçta umarım van Basten onun egosunu da fazla zedelemeden forvette değişikliğe gider van Persie veyahut Huntelaar daha çok gole imza atar gibi duruyor. Neyse unutmuşum genç Affellay dan söz etmeyi. İbrahim de fazla göze batmadı sağ kanattan kendi getirdiği topta yaptığı vuruş etkileyiciydi ama o kadar.
Her neyse sonunda bi takım gerçekten zevk verdi. Darısı milli takımın başına sevgiler