içimden geldi de..

23 Mayıs 2008 Cuma

Ceyar ama dallas taki değil




Son zamanlarda PS3 te 2K8 oynuyoruz da bu üstteki herifi nasıl yapmışlar öyle yahu. Bildiğimiz j.r Smith oysa ki şu takımın 3 lük yükünü çeken 19 dakika da 12 sayı ortalaması olan adam yani kötü bir şeymiş gibi dedim de ben de oyundan sonra dikkat ettim. George Karl bu adamı neden oynatmaz anlaşılır gibi değil. Şu ortalamalarla 1 iverson 2 Smith 3 Carmelo oynatılamaz mı? Bence oynatılır ve hatta süper olur neyse bi şeyi var demek ki saçını falan beğenmiyo heralde george karl maçtan önce git boz şunu diyo, bu bozup geldiğinde maç başlıyo falan. Sonra oyuna girdiğinde terleyince (banyo yaptıktan sonra saçınıza ne şekil verirseniz kalıyo ya ordan yola çıkarak söylüyorum) saçı tekrar eski halini alıyo tabi Karl da görünce direk çıkarıyo. Öyle öyle adamcağız yarım maç bile oynayamıyo. Neyse diyeceğim şudur ki sıkı bi şekilde 2K8 oynuyorsanız ve franchise ınızda "bi lebron um eksik kaldı salary cap te kötü naapcam " diyosanız bu adama saldırabilirsiniz. Oyunda küçük beden lebron gibi oynuyo yani 3lükler falan özelliği görünüyo da manyak smaçları da var. Bi de genç olduğu düşünüldüğünde tadından yenmez gibi duruyo.


Neyse bence siz şöyle de yapabilirsiniz Paul- Kobe- LeBron-Dirk-Amare. George Karl misali bunu da benchte tutmak fena bi fikir değil.


Kimi yi neden sevelim ki

Adamı öven bi yazı yazıyım diyecektim gitti ,arkadan çarptı Sutil e mahfetti adamın yarışını. Ulan Kimi niye bu kadar şanssız ve dengesizsin be Abi!!





22 Mayıs 2008 Perşembe

yuro 2008 teki Hollanda






Oraya yazmışken aklıma geldi bizim euro 2008 i avro diye telafuz etmemiz gerekmez mi? Her neyse bakalım şu C grubuna kimler varmış. Grup son dünya kupasının finalistleri İtalya ,Fransa , şampiyonaların şanssız takımı Hollanda ve son olarak son dönemde tekrar yükselişe geçen Romanya dan oluşuyor. Çok sevdiğimden ötürü Portakallarla başlıyım dedim;
Daha önce bu kupayı 1 kez kucaklayıp evine götüren turuncular. Her zaman olduğu gibi yine iyi bi kadroyla şampiyonaya geliyorlar. Kalelerinde van der Sar ,yedek olarak daTimmer ile Stekelenburg var. Stekelenburg u oldum olası sevmişimdir ama sanırım hiç bi zaman iyi bir kaleci olamayacak kendisi.Zaten gençlerden Tim Krul büyük ihtimalle ,van der Sar gibi bi 10 küsür yıl bu takımın kalesini korur.





Hollanda savunmada sorun yaşayabilir gibi duruyor.Çünkü şu koca kadroda sadece 5 savunma oyuncusu var. Onlar da Heitinga Ooijer Melchiot Bouma ve Mathijsen . Fena oyuncular değil bunlar ama kadroda 4 kaleci varken 5 savunma oyuncusu çok enteresan gerçekten. Ha deseniz bana seç bakıyım şuraya 3-5 savunma oyuncusu ben de pek seçemem ama Ajax tan Emanuelsson u alabilirmiş gibi geldi gerçi o da çok matah değil de (ki zaten Marco da beğenmemiş olacak ki 30 kişilik kadroyu indirirken Jaliens le beraber Urby i de postalamış).Her neyse bu savunma olayını van Basten e bırakalım ve orta sahaya geçelim.





Orta sahada Hollanda turnuvanın en güçlü takımlarından biri 2 tane süper oyuncu bulunduruyorlar bu alanda, Sneijder ve van der Vaart. Bu 2li daha önce Ajax ta beraberdiler van der Vaart süper sol ayağıyla Sneijder se 2 ayağıyla birden dikkat çekiyor. van der Vaart bu turnuvada iyice patlayabilir, Sneijder in pek öyle bişi yapabileceğini sanmıyorum ama Nike reklamındakinin aksine tüm maçlarda duran topları o kullanabilir (Adidas la anlaşmalı olduğu için van Persie yok o reklamlarda ama kendisi de el atabilir bu frikik olayına, gerçi o anki duruma bağlı sonuçta Robin de bazen fena çakmıyor). Orta sahada diğer elemanlar de Jong, Engelaar , Landzaat , van Bronckhorst, Afellay ve de Zeuw.Van Bronckhorst hakkında konuşmaya gerek yok adam takımın en tecrübeli oyuncusu van der Sar dan sonra onu geçtim hala iyi oynayabiliyor. Onun yanında Engelaar Twente şampiyonlar ligine giderken çok önemli işler yaptı kaptan olarak, gerçi süs diye alınmış gibi duruyo bu kadroda ama van Basten bu belli olmaz oynatabilir. De Jong da kaliteli bir oyuncu, onu Hamburg da bazen savunmada da izliyorduk. Belki van Basten bunu da düşünmüş olabilir. Landzaat ise benim çok sevdiğim bir oyuncu aslında ama onun da fazla oynayacağını düşünmüyorum tıpkı Afellay gibi. Kısaca Hollanda orta sahası v.d.Vaart Sneijder de Jong ve Van Bronckhorst dan oluşur gibi. Tabi forvet görünen Robben de oraya girebilir.Ama ben Maduro neden çıkarıldığını anlamadım heleki Seedorf un sakatlığında güçlü fizikli oyunu koordine edebilecek bi orta saha gerekli olabilirdi ama o da kadrodan çıkarılmış.





Robben e gelmişken Forvetlerden bahsedelim. Öyle isimler var ki burada hepsini tek tek Avrupa daki büyük takımlarda yıldız diye oynatabiliriz. Hatta açalım FM yi koyalım bakalım şunlardan birini bakalım napıyo. Her neyse bu süper adamlar şunlar Ruud van Nistelrooy, Klaas-Jan Huntelaar, Jan venegoor of Hesselink, Arjen Robben , Robin van Persie, Ryan Babel ve Dirk Kuyt . Koevermans da vardı burda ama çıkarıldı. Yani durum öyle birşey ki ben olsam bunların hepsini aynı anda sahaya sürerdim.Teker teker değerlendirir isek; Robben son zamanlarda Real de hiç de fena değildi, Ruud sezonun genelinde çok iyiydi, Hesselink hep işini yapan bi hale sahip ki yapıyor da , Babel kesinlikle çok iyi bir oyuncu hem çok iyi vuruyor toplara hem de hızlı 2si 1 arada gibi birşey, van Persie yi ben 11 e sırf sol ayağı için alabilirim ya da bacağını sahaya atalım orda bulunsun kesin işe yarar, aralarında en kazma bulduğum ,Babel in takım arkadaşı, Kuyt da niye var olduğunu anlamadığım biri ,çok beleşçi , öyle sivrilen bi özelliği de yok bence ama oynatılabilir beleşçilik iyi bir şey sonuçta (Ukrayna maçında öyle bir kafa golü attı ki ohaa diyebildim.Birşeyler varmış demek ki bunda da:D). Tabi son olarak Huntelaar ,takımdaki en formda oyuncu 34 maçta 33 gol attı Eredivisie de ,adam zaten Ajax ta 82 maçta 70 gol atmış. Eğer bu yıldızlar arasına giremesse çok yazık olur. Komple bir forvet zaten Huntelaar kafa, ayak, göz, kol her şekilde gol atabiliyor sahada olması yeterli takımda ki en yakışıklı kişide bence o bu arada her neyse.





Bi yerlere bağlıyalım bu Hollandalıları. Büyük ihtimal 4-3-3 oynayacaklar(PES öyle diyor en azından) ama kadro bir muamma (savunma ve kale hariç; gerçi savunmada da 5 ihitmal var ya neyse). Bu gencimsi kadroyla Hollanda nın önü açık ama ilerisi için. Bu turnuva da bi halt yiyemezler gibi geliyo bana. Van der Vaart, Sneijder, Robben, van Persie, Heitinga, Huntelaar ,van Nistelrooy gibi oyuncular zaten iyiler ama uluslararası arenada bence daha yeterli değiller ha olurda hepsi bi kademe yükseltir kendini, şampiyon bile olurlar. Ama benim tahminim bu gruptan çıkarak( kendilerinden beklenmeyeni yapıp) noktayı çeyrek finalde koycaklar.


Landzaat kadrodan çıkartılmış ,4 kaleciden biri de gidecek adını pek idrak edemediğim için yazmıyorum bi de savunmadan birileri çıkarılcak deniyo da bu savunma bolluğunda allah akıl ihsan eylesin diyorum ben. Ayrıca Ukrayna maçı çok umut vadediciydi ama bence yine de çeyrek en fazla.





21 Mayıs 2008 Çarşamba

Ters köşe






"Ronaldo ve 1-0 önde Brezilya, Hollanda karşısında... Gol tekrar ekranlarınızda; Ronaldo topu van der Sar'ın bacakları arasından yolluyor, güzel bir gol...." Bu ona dair hatırladığım ilk şey. Bu golden sonra Kluivert ile 87 de bir gol bulan hollanda, Fransa 98 de yarı final maçını uzatmaya götürdü. Uzatmada dönemin altın gol kuralının uygulanmasını sağlayacak bir gol olmayınca maç penaltılara gitti tıpkı bugün ki gibi! O gün Brezilya Dunga ve Ronaldo yla golleri atmış hollanda da Bergkamp ve Frank de Boer ile onlara karşılık vermişti. Ardından, önce Emerson attı, Cocu kaçırdı; sonra da Rivaldo attı, Ronald de Boer kaçırdı. Böylece Hollanda bir kez daha üzülen taraf oldu. Ama ben tuttuğum turunculu takımın elenmesine çok üzülmüş ekrana öyle bakakalmıştım. Ekranda o vardı, Edwin van der Sar ağlıyordu. İşte o an kendisi gönlümde apayrı bir yer etti.

Turnuva sonrası 1 yıl daha Ajax da kaldı Edwin, ardından büyük beklentilerle juve'ye gitti. Tabi o arada bir kez daha Euro 2000 de yarı finalde penaltılarla elendiler; van der Sar hiç yanlış köşeye atlamamasına rağmen sadece 1 penaltıyı kurtarabilmişti. Juve kariyerinin büyük bir fiyaskoyla sonuçlanmasının ardından büyük bir sürprizle Fulham a gitti. Orada inanılmaz performanslar çıkardı ve Schmeichel'dan beri kaleci sorunu çeken Manchester onu aldı. Kariyerinin son baharında en olgun döneminde manchester kalesine ilaç gibi geldi 2 lig şampiyonluğu yaşadı kırmızılarla. Sonra da 21 mayıs günü moskova da kaledeki yerini aldı. 1. yarının sonunda şanssız bir gol yedi ardından chelsea bastırdı ama onu geçtikleri anlarda direğe takıldılar sonra maçın uzadığını belirten düdük geldi. Yaklaşık 40 dakka sonrasında da aynı düdük maçın penaltılara gittiğini belirtiyordu. Önce Tevez ve Ballack attı. Ballack ın golünde doğru yere atladı yine Edwin; onun daha önce hiç ters köşeye yatmadığını düşünen ben önce Belletti nin van der Sar ı ters köşeye yatırdığı penaltısıyla sonra da Ronaldo nun kaçırdığı penaltıyla üzülüyordum. sonra 5. penaltılar geldi. önce Nani attı ve topu ağlarla buluşturdu. Sonra kaptan Terry geldi. Gerildi ,yağmur çok şiddetliydi ben içimden van der Sar bu kez kurtaracak derken Terry, van der Sar ı ters köşeye yatırdı ama direği geçemedi. Tam vuruş esnasında ayağı kaymıştı. Sevinçten "işte be işteee bee" diye bağırırken Anderson ve Kalou golleri attı. 7. penaltı için Giggs geldi; arkadaki kameralardan birini devirerek topu ağlarla buluşturdu. ardından Anelka geldi topun başına, sürekli "hadi be Edwin!" diye elimi koltuğa vuruyordum. Ekranda Edwin inde ellerini sertçe birbirine vurduğunu görünce "Kurtarır bunu, kesin kurtarır" dedim. Sonra Anelka geldi , çok kötü bir vuruşla topu van der Sar ın sağına yolladı ama kendisine güvenen edwin yine doğru tarafa yatıp topu tuttu. Şampiyon belliydi; Manchester United.
Daha önce de yaşadı bu duyguyu Edwin (94-95 te Ajax ın efsanevi daha sonra milli takımın iskeletini oluşturacak kadro ile hatta yine penaltılarla). Ama hiç böyle hissetmemişti. O rahatlığıyla herkesi yanına çağırdı; zaten herkes de geliyordu. hep beraber kucaklaştılar sevindiler Anderson ve Nani saçma sapan danslar yaptılar. Ama Edwin kahramandı belki de kariyerinde son kez doya doya yaşadı herkes içiçe iken o başka bir tribüne doğru koşup taraftarla buluştu. Töreni beklerlerken kameraya da dil çıkardı hatta. Sonra sırayla madalyaları aldıktan sonra kupayı kaldırdılar. Herkes sırayla kupayı tutup öpüp kaldırıyordu. Sıra ona geldi , kupayı öptü ve kaldırdı. duyabildiğim kadaıyla en büyük uğultuyu da o koparttı. 27 yaşında dünya kupasında gözyaşlarına boğulan Edwin, bu sefer mutluydu. Normal bir maç çıkarmıştı ama kahramandı o penaltıyı kurtararak.Bundan sonra ne söylenir ki ;Tebrikler Edwin yine doğru köşeye atladın...





evet, şimdi youtube var. Van der Sar italya ya karşı 2 kez ters köşeye yatmış (pesotto nun ve totti nin penaltılarında) zaten 4 penaltı atmıştı italya. brezilya ya karşı da 2 kez terso olmuş edwin. Olsun ben başka türlü hatırlamaktan mutluyum.